hayat ıslak işte; içimde ürpertiler ve bir yağmur kalmış; yeşeren beynim solmak üzere...
30
Ağustos / 10

+365 since the last one

Kategori: Müzik, Video | Etiket: , , | Yorum Yok »

Bir yıl daha

Merhaba Yeni Yaşım

9862 gün geçmişti o zaman, şimdi 365 daha eklendi üzerine. 8760 saat… Yürüyerek, konuşarak, koşarak, yorularak, dinlenerek, uyuyarak, gülerek, kızarak, bağırarak, susarak… Hepsinde de sonuna kadar yaşayarak geçen 8760 saat daha eklendi yaşam öyküme. Ve artık 10.000 gün devrilmiş, 227 gün daha uzanmış yanına.

10.227 gün boyunca, parçalara ayrılabilir insan, tekrar birleşir. Umutlara ve umutsuzluklara boğulur, yine de iyileşir. Sessizliklerde kaybolur, seslerle buluşur. Bazen dostlarda bulur huzuru, bazen acı çekerek kurtulur. Yeşeren de kendisidir, çürüyen de. Şarkı söyleyen de odur, küfreden de.

Ve en sonunda, sadece kendimiz olmak için varız burada, tüm yapabileceğimiz bu. Beni ben yapmak için akıp giden 10bin küsür gün, yüzbinlerce saate elveda derken, kendim olma yolumda yeni yılımla buluşuyorum bugün.

Merhaba yeni yaşım.


Audioslave – Be Yourself

even when you’ve paid enough
been put upon or been held up
with every single memory of
the good or bad, faces of luck
don’t lose any sleep tonight
i’m sure everything will end up alright
you may win or lose


27
Ağustos / 10

Tatil, ah tatil…

Kategori: Me & Myself, Müzik | Etiket: , | Yorum Yok »

Tatil

...

Tatil biter… Sabah yatıp akşam kalkmalar, haftalarca traşsız dolaşmalar, plansız ve zamansız günler gider…

Bu tatilde deniz tuzu değmedi tenime, güneş sol kolumu yaktı defalarca direksiyon başında, ama neşeli bir koşuşturmaca, mutluluk vaad eden heyecanlarla doluydu. Bu uzun tatilden sonra, kısa bir süre ev işleri ve ardından yeni dönem hazırlıklarıyla tekrar rutin günlere başlıyorum. Tabi müziksiz başlanmaz, Vampire Weekend ile dönüyorum bekleyen işlerime.

Holiday, O Holiday!
And the best one of the year
Dozing off underneath my sheets
While I cover both my ears


18
Temmuz / 10

Eğitim Devrimine Çağrı

Kategori: Eğitim, Video | Etiket: , | Yorum Yok »

Sir Ken Robinson

Sir Ken Robinson

Bundan iki yıl önce Sir Ken Robinson’un, okulların yaratıcılığı nasıl öldürdüğünü anlattığını konuşmasını yayınlamıştım. Geçtiğimiz Şubat’ta, Robinson, TED’de yeni bir konuşma yaptı. Bir öncekinin devamı niteliğindeki bu yeni konuşmasında, bu sefer tüm eğitim sistemlerinde sürekli iyileştirmeler yapıldığını ama eğitimde asıl ihtiyacımız olanın bir dönüşüm, bir başka deyişle, devrim olduğunu anlatıyor. Konuşması her zamanki gibi eğlenceli, ilgi çekici ve bilgilendirici. Ve tabi ki artık TED’in altyazı özelliği sayesinde Türkçe altyazılı.

Konuşmasından bir bölümü sunuyorum önsöz olarak:

Bütün herkes üniversite okumalı düşüncesiyle eğitim veriyoruz. Ama aslında herkes üniversiteye gitmek zorunda değil, en azından hemen gitmek zorunda değil. Birkaç ay önce tamamen iyi niyetle yazıldığını düşündüğüm bir sloganla karşılaştım. “Üniversite Anaokulunda başlar” diyordu. Hayır, başlamaz. Anaokulunda başlayan şey akaokuludur. Ama etrafımızda, çocuğunu doğru anaokuluna yazdırmak için yarışan bir veliler topluluğu görüyoruz. Hatta anaokulları, bu çocukları seçerken mülakatlar uyguluyorlar, hem de 3 yaşındaki çocuklara! Düşünün ki bu çocuklar, zor beğenen üyelerden oluşan bir kurulun önüne oturup, önlerine özgeçmişlerini koyuyorlar. Üyeler özgeçmişlere bakıp
- “Hepsi bu kadar mı?” diye soruyor.
- “36 aydır yaşıyorsun ve tüm yapabildiğin bu kadar mı? Başardığın hiçbir şey yok, ki ilk 6 ayını da belli ki süt emerek geçirmişsin!

Sözü artık Sir Ken Robinson’a bırakıyorum. [ Devamını Okuyun » ]


14
Temmuz / 10

Atla Uçağıma, Gidelim

Kategori: Müzik, Video | Etiket: , | Yorum Yok »

Angus & Julia Stone

Angus & Julia Stone

İlk dinleyişimde müthiş bir çift olduklarını düşündüğüm Angus ve Julia aslında iki kardeşten oluşan bir ikili. Avustralya, Sydney’de doğan ikili, çocukluklarından beri beraber çalmışlar ama hiç beraber söylemek akıllarına gelmemiş her nasılsa. Sadece biri söylerken, öbürü geri vokallerle destek olmuş diğerine. Sonra 2005 olmuş ve gökten vahiy mi inmiş artık ne olmuşsa bir gece Angus önderliğinde beraber söylemeye başlamışlar. Sonra da elbirliğiyle şarkılar dökülmeye başlamış gitarlarından. 2006′da ilk extended playlerini yayınladıktan 5 ay sonra ikinci EP’leri çıkmış piyasaya. Eh ikisi bir uzunçalar eder heralde. Ama boş durmayan ikili, 7 ay sonra ilk albümleriyle boy gösterip, satışlarda pilatinyum mertebesine erişmişler. Geçtiğimiz Mart ayında çıkan albümleri “Down the Way”, çok akustik, çok sakin, çok neşeli, yavaşça yakalayıp bırakmayan bir hava barındırıyor içinde. Ve aşağıda gördüğünüz videoda ise, iki gitar, iki hem çok tanıdık hem de çok yabancı gelen ses ve defalarca dinlenmeye layık bir performans bulacaksınız. Koca bir uçağa atıp o kadını, uzaklaşmaktan dem vuruyor Angus. Albümün tamamı buradaki adresten dinlenebilir. İyi dinlemeler. [ Devamını Okuyun » ]


29
Haziran / 10

Kill, Kill, Kill…

Kategori: Müzik, Video | Etiket: , | Yorum Yok »

Bir hayalle başlıyor her şey. Sonra peşi sıra dökülüveriyor içinden bir çoğu…
İlk gelen bir provokatörün o en galeyana getiren kelimesini döküyor ağzından: YARIN

Sonra, yarının elele düşlerini, ertesi gün izliyor… Sonraki hafta, sonraki ay, önümüzdeki yıl… Sonra daha da uzuyor hayal aralığı, gözler kapanınca yaşanıyor gelecek, şimdiden yaşanıyor… Şimdiden yaşlanıyor elindeki bir başka el, bir verandada yanyana oturmuş iki ak saçlı insana dönüşüyor gelecek… Mutlulukla hala birbirini izleyen, önündeki yeşil çimenlerde kendilerinden olan parçaları gözleyen iki aşk sarhoşu…

Ve birden bugüne dönünce,  [ Devamını Okuyun » ]