20. yılını kutlayan EFINST İngilizce Dil Okulları harika bir kampanya başlattı. EFINST Dil Okulu, 14 Şubat Sevgililer Günü’ne kadar kayıt yaptıran herkese İngiltere’de 2 haftalık İngilizce eğitimi hediye ediyor. Üstelik bu programlara iki yıl üst üste AB Dil Ödülü kazanan ESP (Özel Amaçlı İş İngilizcesi Programı) da dahil. Yani hem Türkiye’de İngilizce öğreniyorsunuz hem de pratik yapmak için İngiltere’ye bedava gidiyorsunuz. Haberin daha da güzel tarafı, İngiltere’de konaklama ve yeme içmeye de para ödemiyorsunuz.
Ben gidemem, çünkü İstanbul’da yaşamıyorum diyenlere müjde!
EFINST’in e-Learning LIVE! online İngilizce eğitim sistemiyle bire bir canlı online derslerinizi internet üzerinden de yapabiliyorsunuz. Bu sistemle öğretmeninizi canlı canlı ekranınızda görüyor, soru soruyor, sohbet edebiliyorsunuz. Öğretmenin sizin için hazırladığı power point sunumunu kendi ekranınızda görebiliyor, İngilizceye dair tüm sorularınızı özel öğretmeninize sorabiliyorsunuz. Başka kimse olmadan, sadece siz ve öğretmeniniz. Aynı gerçek sınıftaki gibi.
Sonra ellerim kan olsun istiyorum. Gözlerimden ateşler yağsın, yansın oksijene değdikçe, kabarsın, alevler yalayıp dursun hücrelerimi, bedenim baştan aşağı yansın diyorum.
Nasıl çıkarım? Nasıl çıkılır bu gecelerden? Nasıl kaçılır sesten? Nasıl çıkar sesim kaçarken? Nasıl çıkacaksam ordan başlasın istiyorum.
Nedir gök, yer nedir?
Nedendir? Nedendir tüm uzuvlarımın titremesi, tüm tüylerimin hazırolda beklemesi?
Nerden gelir uzak, yakın nerden izlenir? Nerden özlenir özlenenler? Nerden unutulur özleyenler?
Seslerden kaçıp da çıktığımda geceden, başladığım yerde titrerken tüm uzuvlarım, tüm tüylerim hazıroldayken, uzaklardan gelip yakınları gözleyen, özledikçe özlenen, unuttukça özleyen bir et parçası harlayıp yanan, kanayan…
Bir adım daha ilerledim, beklediğim zamanda, beklemediğim yerde. Ve yıllar sonra mumlara üfledim, dilek tut dediler, ne dileyeceğimi bilemedim. Kendi kutlamalarıma acemi kalmışım, kutlamak kolay geliyor belki, kutlanmak çok garip dostum, kendime bir baktım ki, bakakalmışım.
Şaşkın bir mutluluk hissi var içimde. Sıradan bir doğum günü ritüeli değil sebep, başka bir şey var, adını koyamadığım. Evet, bir yıl daha yaşlandım, ve aynı cümleyi kuruyorum yine;
Merhaba yeni yaşım.
Yıldızlı geceler, sağır ve ağlamaklı sabahlar doğuruyor. Karanlığın içinden çıkan sisler etrafa dağılıyor ve bilemiyorum bana değen elin rengini. Demli bir bardak çaya hasret kalıp, mantar tarlalarında patates topluyorum; garip…
Sağır ve ağlamaklı sabahlarda, benim kulağım delik, gözlerim kupkuru.
Sağır ve ağlamaklı sabahlarda, sesler daha başka çınlıyor etrafta, yankılar cevap buluyor. Zengin bir kent haritası üzerini kaplıyor sisli dünya, gecekonduları gizliyor. Sisli dünya, sağır sabahları hayata bırakıp kaçıyor, tek bir renge bürünüp kalıyorum öylece; garip…
Sisli dünya, sağır sabahlarda çatlak ellerini gözlerime sürüyor ve kör bakıyorum kendi hayatıma; garip…
Sağır sabahların çok sesli akşamlarında, düşüncelere dalıyorum. Odamın ışığını bile yakmadan, körlükle bakıyorum önüme; bu yön hangisi, bu yol nereye?
Sözlerin yankısı dinmeden başladı sessizlik, içerde devam eden bir fısıltı kaldı geriye. Hiçbir parça bağlı kalamadı. Hiçbir parça bütününe alışamadı. Her parça bir başka bütüne yamandı. Hiçbir parça bütününe alışamadı. Hiçbir parça tekrar kopmayı göze alamadı. Hiçbir parça, paramparçalığın izlerini söküp atamadı.
Sessizlik, yok olmayan bir sessizlik. Varlığını her fırsatta duyuran bir sessizlik. Var olan bir sessizlik. Varlığı yoran bir sessizlik. Ses geçirmez bir sessizlik.
Sonrası var olmayan bir sonra. Sonrası. Var. Olmayan. Yok.
Yıllara dağılmış sesler; sevdaya batıp çıkmış, küfürde karar kılmış sesler,
batan
yakan
sızlatan
acıtan
yaran
yoran…
Sessizliğin içinden bir yırtık bulup geçemeyen sesler. İçerde devam eden bir fısıltıyla yankısına bozlaklar söyleten sesler. En ihtiyacım olmadığı anda, nefes molaları verdiren, eskimiş sesler. Bir ömrü vaat eden, bir gidişi hazırlayan, bir başlangıcı müjdelerken bir bitişte son bulan, en sonunda bir fısıltıyla kulağımda mesken tutan…
Ve sonrası yok.
Şarkı:Uriah Heep – Echoes in the Dark Görsel:And through it all…. by famouswhendead on deviantart