Yalnızlık tadında bir gece

Yalnızlık tadında bir gecenin içindeyim. Sigaramın ucunda kıpkırmızı bir ateş. Odamın duvarlarından yankılanan notalar; gitarın iç gıcıklayıcı sesi; hüzün, sevinç, hüsran, umut, umutsuzluk… Karmakarışık bir dünyada darmadağın bir haldeyim… Orada olma isteğim tüm damararımdan fışkırıyor… Gökyüzünde asılı kalmış yıldızlara haykırıyorum öfkemi, çaresizlikten…. Uzun uzun dalıyorum bomboş bir sayfaya… Sonra….

Sonra yazdığım herhangi bir harf gibi şekilsizleşiyorum. Sanki sigaramı ben içmiyorum, o beni içiyor, yağmur yağmıyor benim eriyen, yıldazları gözleyen ben değilim onlar beni izliyor….

Büyük bir ürkeklikle yazıyorum ve bir huzursuzlukla yaşıyorum. Unutulmuş anılar buluyorum her elimi attığım yerde. Ve yaşanmamışlıklar suçlayan gözlerle bakıyorlar geçmişime. Geleceğe doğru fırlatıyorum izmariti, bir kabus olup beni geçmişime kovalıyor. Çekip alamıyorum kendimi geçmişimle duruşumdan. Yenmiyorum, yenilmiyorum… Saldırmıyor, saldırıya uğramıyorum. Dudaklarımdan bilmediğim bir şarkının sözleri dökülüyor ve her bilinmeyenden korktuğum gibi her bir sözcüğümden korkuyorum. Karmakarışık bir iklimde benzeri olmayan bir bitkiyim; mevsimsiz soluyor aniden yeşilleniyorum. Gülerken ağlıyor bakarken görmüyorum. Yağmurda ıslanmaktan mutlu oluyor, aydınlıkta tedirginleşiyorum… Uzun süre susuyor birden haykırıyorum ya- sesim duyulmuyor, kayboluyor sesim, bulamıyorum…

 

Ne düşünüyorsunuz?

 

Email adresiniz gösterilmez.