Öyle anlar oluyor ki, korkutuyor insanı kendi gibi hissettiren her şey. Önce yeminler ediliyor uçurumlara düşmemek, doruklarda gezmemek adına… Bir zaman sonra bir uçurum görünüyor cezbedici, yeni bir zirve baştan çıkarıcı… Ve bu kez tırmanmak kanatlanmakla, düşmek uçmakla eşdeğer. Eriyen buz dağları içerde, içine sımsıcak bir bahar doluyor, çiçekler ve kelebeklerle. Ve el değmemiş bir gelecek için keşfe çıkılıyor.
Bu el de nesi, bu gözler, bu saçların kokusu ne?
Kim bu sorular soran acemi?
Yeminler etmiş o münzevi şimdi nerede?
Said there’d be no going back
Promised myself I’d never be that sad
Maybe that’s why you’ve come along
To show me, it’s not always bad…
Picture by m-a-t-h-e-s
Ehliyetmi alıyorsun?
Bende sürücü kursunda trafik ve direksiyon öğretmenliği yapıyorum :D
Evet ama ancak Ağustos'ta geçecek elime galiba, direksiyon sınavı o zamanmış...
Yakındaysan ders alayım bari, direksiyonum hiç yok :)
diyor ki:bazı anılar o kadar can yakar ki, her an her taatfarn ses hortlar ve kulaklarını tıkarsın ama nafile…güzel cümlelerdi, bir hoştu, içimize oturdu.teşekkürler…