Dersimiz: Atatürk

Geçen ay sinemada Dersimiz: Atatürk filminin ilgi çekici fragmanını gördüğümde, dolu dolu bir Atatürk filmi yapılmış diye düşünmüştüm. Geçen hafta ise öğretmen arkadaşlarımdan ikisi, öğrencilerimizi Dersimiz: Atatürk filmine götürmeyi teklif ettiklerinde, hiç düşünmeden kabul ettim. En nihayetinde dün 3 otobüs tutup şehrin yolunu tuttuk ve filmi izledik. Filmin henüz ortasında 8. sınıfları götürerek hata yapmış olduğumuzu anladım çünkü filmin hitap ettiği kitle 6-12 yaş arası. Ve film hiç de fragmanındaki gibi dolu dolu değil, öğretim müfredatındaki Atatürk konulu herhangi bir ünitenin bir miktar genişletilmişini anlatan bir içeriğe sahip. Film, çocuklar için hazırlanmış bir piyes tadında. Atatürk’ü anlatacak bir dede ve o dedeyi dinlemeye gidecek bir öğrenci grubu filmin akışını sağlıyor. Ekranda Uğur Dündar, Müjdat Gezen vb. gibi kişilerin aniden belirip “Evet çocuklar, işte böyle böyle” diye çocuklara Atatürk hakkında çeşitli olaylar anlattıkları veya nasihatler verdikleri bölümler özellikle küçük yaştaki öğrenciler için düşünülmüş olsa gerek. Filmin oyunculuk yerine hiç bakmıyorum çünkü çoğu zaman bir film değil bir sunu izliyorum hissine kapıldım, hele ki yıldızların aşağıdan yukarıya doğru çıktığı sahne geçiş efektleri bölümlerinde bu hislerim kuvvetlendi. Halit Ergenç makyajı ile Atatürk’e çok benzemesine rağmen, ilk yıllarından son yıllarına kadar hep aynı yaştaymış gibi kalması bana garip geldi. Filmi izledikten sonra 5. sınıfların çok beğendiğini gözlemledim, belki 8ler yerine 6ları götürsek onlar daha çok beğenebilirdi diye tahmin ediyorum. Benim filmden sonraki düşüncem ise; sinema adına vaatleri olmayan, küçük yaştaki çocuklara Atatürk’ü anlatmayı misyon edinmiş bu filmin, sinema salonlarında gösterilmesi yerine, ilköğretim okullarında ücretsiz olarak gösterilmesi yönünde oldu. Böylece film tamamen kendi hedef kitlesiyle buluşabilirdi. En azından vizyondan kalktıktan sonra okullara dağıtılacağını umut ediyorum.

 

Ne düşünüyorsunuz?

 

Email adresiniz gösterilmez.