Fotoğraflar 3

Yine Çanakkale, yine kordon, yine o muhteşem manzarasıyla güneşin batışı. Mezuniyetimize çok az bir zaman kala belki de son kez dostlarımla  bu büyüleyici manzaraya karşı Romada oturmuş dondurma tüketiyoruz. Özledim mi, evet, özledim…

 

Fotoğraflar 2

2005′in son zamanlarında Çanakkalede bir barda loş bir ortamda çektiğim bir fotoğraf. O karanlık ortamda bu güzel avizenin ışıltısı bu fotoğrafa hayran olmama neden olmuştu. Hatırası da bende kalsın.

 

Fotoğraflar 1

2006′dan beri uzun aralıklarla ve sürekli taşınarak yazmayı sürdürdüğüm bu blogda ilk defa bir fotoğraf bölümü oluşturdum temayı yenilerken. Bu da ilk fotoğraf olsun. Devamı gelir nasılsa. Emin olamadığım bir tarihte çekilmiş muhteşem bir Çanakkale fotoğrafı. Ben mi çektim, başka bir yerden mi buldum ona bile emin değilim. Bir başkası çektiyse affola.

 

Car Issue

Ehliyetimi almadan önce karar vermiştim araba almaya ama marka – model işleri kafamı karıştırıyordu. 88 Doğanla başlayan karar verme süreci, önce 92 Doğan ya da Şahine, oradan Unoya, sonra bir ara Taunusa  ve alım zamanı yaklaştıkça Broadwaye ilerledi. 4.000 YTL olarak başlayan bütçe yavaş yavaş arttı ve en sonunda 7-8000 arasında kesin karar kılındı. “E bu parayı verip de Doğan mı alayım yani” gibi haklı bir soru sorarak kendime seçeneklerimi [...]

 

LeChaim to Life - One More Time

  Meslekte yaşadığım ilk yaz tatilim bitti bitecek. Önce Ehliyet sınavına girip oradan memlekete yollanıp ev işlerini hallettim, ver elini İstanbul diyip 2 haftamı orada geçirdim. Ardından dönüp geriye uzundur yüzlerine hasret kaldığım dostlarımla Ayvalık ve Çanakkale turları yaptım. Sonra direksiyon sınavı derken en sonunda dün ehliyetime kavuştum. Az önce ise Comenius Hizmetiçi Eğitim Başvuru sonuçları açıklandı ve başvurumun kabul edildiğini öğrendim. Bir aksilik çıkmazsa Ekim sonu Kasım başında İngiltere [...]

 

Olan Biten

Ehliyet sınavını verir vermez memlekete doğru yollandım. Yine [gündüzlerime kıyamadığım için] tüm gecemi alan berbat bir otobüs yolculuğu ve bir de ekstrasından sonra nihayet vardım evime. Özlem çabuk bitti her zamanki gibi, uzundur görmediğim dostlarımla buluştum, uzun zamanlık yalnızlığı sosyalleştirdim ve büyük şehre geçtim bu sefer de, bu kez trenle. İlk erkek yeğenimle tanıştım, kaç kez amcalıktan sonra ilk kez dayılığı da öğrendim. Şimdi de direksiyon sınavını, ardından yüksek lisans [...]

 

Sigara Yasağının İlk Günü

Nikotinsiz kendimi eksik hisseden ben ve benim gibi hisseden pek çok kişi için işkence sayılabilecek olan sigara yasağı bugün itibariyle uygulamada. Bundan böyle kamu hizmet binaları, koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, ticaret, sosyal, kültürel, spor ve eğlence yerlerinin kapalı alanlarında sigara içilemeyecek. Bu binaların bahçelerinde de [cami avlusu ve hastane bahçesi dışında] sigara içmek yasak. Ayrıca sigara reklamları da yasaktan nasibini aldı, aldık etrafta sigarayı çağrıştıran reklam [...]

 

Tekno Tembellik

Öyle uzun zamandır e-sosyallik dışında birşey yapmamışım ki, tatilde kendime şaşırdım. Okuldan döndükten sonra ertesi günün derslerini hazırlayıp yatana kadar bilgisayar başından kalkmadan ve aslında hiçbirşey yapmadan gecemi boşa harcamışım gibi hissederek geçirdim bir dönemi. Tatilde internetten, televizyondan, bilgisayar oyunlarından, derslerden, beni burda bağlayan herşeyden uzaklaşmak öyle iyi geldi ki anlatamam. Tekrar yaşadığımı hissettim, birşeyler yaptığımı hissettim… Tüm akşamımı bilgisayar başında geçirdiğim son 5 ayda ne yaptığımı düşünüyorum ama yok [...]

 

Savaşa Hair

Dönüp dönüp tekrar izlediğim ve her izlediğimde daha yoğun duygulandığım filmler vardır. Mesela Hair ya da Damdaki Kemancı veya Karanlıkta Dans… Hepsi müzikal oldu sanki neyse. Hepsinin sonu vurucudur; özellikle Karanlıkta Dans’ta bir 15 dakika kalkıp kapatamam filmi… Öyle kalır gözlerimi koca koca açıp akan caste bakarım. Ama bitiminden sonra en uzun donup kaldığım sinema şaheseri A Space Odyssey idi. Dün yine Hair’i izledim. O müthiş müzikalde “I believe in [...]

 

Hayat Acıtıyor

acı acıyı besliyor; yara yarayla birleşip deşiyor ciğerimi. güneş kuytu köşelere kaçıyor; göçüyor buralardan; başka bir diyarın bronz madalyası olmaya gidiyor. çelik bir grilik dolduruyor üstümüzü; mıknatıs parçaları düşüyor yukardan; parçalıyor tenimizi; hayat çelik bir grilikte yeşil seraplar gördürüyor; mavi hayallerle süslüyor işkencemizi. yara yarayı besliyor ve koyu kırmızı bir kan kaplıyor tenimizi. soğuk ve ıslak kalıyoruz ter içinde; tüylerimiz bir kaktüsün dikenleri gibi dokunanı zehirliyor… yara yarayı besliyor ve [...]

 

 
 
 

Okullar yaratıcılığı öldürüyor mu?

Sir Ken Robinson, özellikle Yaratıcılık ve Sanat Eğitimi konularında uzman kabul edilen bir isim ki 2003 yılında Sir ünvanını bu konulardaki çalışmaları sayesinde kazanmış. Şu anda izlediğiniz yaklaşık 20 dakikalık eğlenceli ve bir o kadar da ufuk açıcı konuşmasında tüm dünyadaki eğitim sistemlerinin en hassas noktasına değiniyor: “Biz sanatta ve kültürde kritik düşünceye sahip bireyler değil, işçi ve akademisyenler yetiştirme uğraşındayız.” Bu bana çok kısa gelen konuşmasından özellikle alıntılamak istediğim [...]