Yaşamaya çalışmak…

İşte bu aslında tüm yaptığım. Hepimizin yapabildiği tek şey. Yitirdiğim her şeyi bırakıp arkada birkaç damla gözyaşından sonra devam etme gücünü bulabilmek tüm yaptığım. Ve kimi zaman dönüp arkaya baktığımda, çok uzaklar bile acıtıyor içimi derin derin. Sonra dönüp tekrar kaldığım yerden, bıraktığım köşesini yeniden tutup hayatın “Haydi” diyorum, “Götür beni bir sonraki molaya”… Gidiyorum…

Yürümeye Sivrihisar’da başladım. 15′imde yolum Hasanoğlan’a düştü sonra. Orada bağlandığımı sandığım ipler kopalı yıllar geçti. Sonra elimi bir salladım ve Çanakkale takıldı oltama. 19 idi yaşım, şimdi [25] [27] 29′umda bu kente aşığım. Gidemedim, gitmeyi hiç istemedim. Çok şey vardı beni burada tutan, şimdi bazıları olmasa da; bu kent hala burada, ben hala bu kentte, sarılmışız birbirimize… Öyle çok sevdiklerinden bile ayrılmak zorunda kalıyor insan bazen, ama ben buralardan gidemem…

Binbir türlü hayalle yürüdüm ben hep. Uzak, büyük ve eşsiz hayaller kurdum ama iyi nişancı olmadığımdan hep ıskaladım düşlerimi. Yine de hayat benim üstüme öyle çok fazla da gelmedi. Ben de gitmedim fazla üstüne. Öylece geçinip gidiyoruz kaç zamandır işte.

İşte böyle… Şimdi Çanakkale’nin bir şirin ilçesinde, bir İlköğretimde bir Lisede kah mini minilere kah ergenlere İngilizce öğretiyorum. Mutlu muyum? Mutsuz değilim en azından… Yeter mi? E o da yetsin artık de mi…

Sevgilerle…

Diğer Sitelerdeki Profillerim:

 

10 fikir

 

  1. 09 Ocak 2008  21:22 - Tuncay Cevapla

    eyvallah kardeşim benim. seni tanıdığım yer di çanakkale v unutulumayacak anıların saklı kaldığı şehir. belki bir gün ikimizde tekrar çanakkaleden çıkarız yola bu sefer hiç bırakmamacasına mutluluğu. bıraktığımız sevgilerin ardından bir nefes daha inadına yaşarcasına bir an bile aklımızdan çıkmasada. sevgiler saygılar

  2. 21 Nisan 2009  13:09 - özge Cevapla

    chuck reklam müziğini internette deli gibi ararken sizin sitenizde buldum sonra şöyle bir bakıyım dedim ve yazınızı okudum.. yaşamın yüksek viteste geçtiği, mutsuzlukların prim yaptığı bir dönemde kelimeleriniz gülümsetti beni..sonra kumdan kalelerin o meşhur cümlesi geldi aklıma.. 'kendi denizlerinin kıyısına kumdan kaleler kurmaya çalışan insanların işi bu diye düşünüyoruz belki işler iyi gider diye konuşmuşlar aralarında belki denize varırız'..hani şu ingilizce öğrettiğiniz mini miniler ve ergenler çok şanslı geldi bana..

  3. 21 Nisan 2009  13:22 - Aydın Cevapla

    Yorumunuz için teşekkür ederim Özge Hanım, insanları gülümsetebilmek zor zanaat, başarabildiysem ne mutlu bana...

  4. 21 Nisan 2009  14:33 - özge Cevapla

    asıl şarkı için ben teşekkür ederim Aydın Bey..

  5. 04 Mayıs 2009  17:48 - özde nesil Cevapla

    merhaba... ben de bir arkadaşımın linkiyle buldum sitenizi, önce kendini bilgisayara adamış akranlarımdan biriyle karşı karşıya olduğumu sandım,şimdiyse ingilizce öğretmeni olduğunuzu öğrenince yazmak için büyük bir istek duydum. çünkü ben de o "ergenler" grubunda, bir yabancı dil öğrencisiyim. ve bundan sonra sıkı takipçinizim:)

  6. 04 Mayıs 2009  19:31 - Aydın Cevapla

    Seçilebilecek en güzel bölümde okuyorsun; yabancı dil öğrencisi olmak her zaman bir ayrıcalıktır :) Ve yazdığın yorumdan yola çıkarak söyleyebilirim ki akranlarından daha üstün bir ifade yeteneğine sahipsin. İdealin nedir bilemiyorum ama umarım bir gün meslektaş da oluruz.

  7. 27 Eylül 2009  23:29 - SENEM Cevapla

    bende burdaım cocuk gelısımcı senemmm hayranınız ve takıpcınız dıelım mı

  8. 05 Kasım 2009  11:48 - Abdurrahim Bulunmaz Cevapla

    Siz birde onun şiirlerini okumalısınız....

  9. 05 Kasım 2009  13:37 - Aydın Cevapla

    Geç geldin buraya üstadım, 2 ay sonra indireceğim buranın kepengini. Yenisi yolda, geliyor, asıl oraya beklerim. Bilgilendiririm seni.

Ne düşünüyorsunuz?

 

Email adresiniz gösterilmez.